© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Kırışıklığa İyi Gelen Besinler

Yaşımız 30’un üzerine çıktığında maalesef ki, cildimiz de alarm vermeye başlıyor. Küçük küçük belirtiler ilk başlarda fazla göze görünmezken, bir bakıyoruz ki ince çizgilerden ciddi kırışıklıklara doğru koşar adım ilerliyoruz. Şu bir gerçek ki, hiç birimiz cildimizde yaşlanmanın vücut bulmuş hali olarak kırışıklıklar görmek istemiyoruz, ancak bundan da sonsuza dek kaçamayız. Ama iyi haber şu ki, kırışıklıkları daha az belirgin hale getirebilir, onları hafifletebiliriz. Nasıl ki, yanlış alışkanlık ve davranışlar kırışıklıkları artırıyorsa, daha doğru ve sağlıklı yaklaşımlarla kırışıklıklarımızı azaltabiliriz.

Cilt sağlığını ve gençliğini korumak için sağlıklı beslenmek en temel koşul olduğundan, daha doğal ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile cildin elastikiyetini kaybetmesini önleyebilir, bunu geri kazandırabiliriz.

Ciltteki kırışıklıklar başa bela!

Ciltte kırışıklık olmasına zemin hazırlayan en önemli faktörler; sağlıksız yaşam şekli, yanlış beslenme düzeni ve genetik özelliklerdir. Genetik yatkınlıklarımızı değiştirmemiz pek de mümkün olamayacağına göre, yaşam ve beslenme şeklimizi daha sağlıklı yönde değiştirebiliriz. Zira içinde yaşadığımız bu dünya, sahip olduğumuz eşsiz doğa, bünyesinde sayısız cilt problemine çözüm sunan besinler barındırıyor ve bu besinler başta kırışıklık olmak üzere pek çok cilt sorununa savaş açıyor.

Cildin yaşlanma nedenlerinin başında beslenme alışkanlıkları, çevresel etkiler ve genetik özellikler yer aldığından, gün içerisinde alışkanlık haline yanlış yaklaşımlarımızı bilip düzeltmek de bizim için zor olmasa gerek. Hele özellikle de beslenme alışkanlıklarımızı doğala en yakın şekilde değiştirerek tüm vücut sağlığımız gibi cilt sağlığımızı da ciddi anlamda iyileştirebiliriz. Bu amaçla vitaminler, mineraller, omega-3 ve antioksidanlar bakımından zengin besinleri sıklıkla tüketerek cilt yaşlanmasını ve kırışıklık oluşumunu geciktirmek, hatta yıllara meydan okumak mümkün olabilir.

Şekerden ve basit karbonhidratlardan uzak durmak önemli!

Cilt yaşlanmasından bahsedildiğinde aslında her şey çok basit ilerliyor. Şöyle ki; kandaki şeker miktarı yükseldikçe, cildin yaşlanma hızı da artıyor. Yani cildin gençliğinin en büyük düşmanı kesinlikle basit şekerdir. Şekerle birlikte, beyaz un, makarna, patates gibi kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olan basit karbonhidratlar da aynı şekilde cildin ve hücrelerin yaşlanma sürecini hızlandırıyor. Bu bakımdan kan şekerini hızlıca yükselten bu besinler yerine; daha çok doğal vitamin, mineral ve protein kaynaklarıyla beslenme programını doldurmak gerekiyor. Çünkü sağlıklı bir cilt için vücudun kaliteli proteinlere ve doğru yağlara çok fazla ihtiyacı var.

Cilt sağlığı söz konusu olduğunda çok basit bir bilgi var ki; vücudun her bir hücresini yeterli düzeyde besleyebilmek için günlük alınması gereken belli başlı besin öğeleri bulunmaktadır. Bunlar olmadan, yeterli düzeyde alınmadan sağlıklı bir ciltte bahsedilemez. Özellikle de A, C ve E gibi antioksidan vitaminleri ile folik asit yönünden zengin, yağ ve tuz açısından ise dengeli bir beslenme programı ile yaşlanma sürecini yavaşlatmak mümkün olabilmektedir.

Uzmanlar; kişinin beslenme alışkanlıkları ve cildinde kırışıklık oluşumu arasında inanılmaz bir bağlantı olduğunu savunmaktalar. Onlara göre şeker, beyaz un, makarna, patates gibi kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olan basit karbonhidratlar metabolizmayı, tüm vücut sistemlerini ve cildin genel sağlığını olumsuz etkilemekte ve yaşlanma sürecini de hızlandırmaktadır.

Cildin elastikiyetini kaybetmesine izin vermeyin! 

Ciltte kırışıklık oluşmasının temel sebebi cildin elastikiyetini kaybetmesi olduğu için, kırışıklığı önlemek isteyenlerin elastikiyeti korumaya özen göstermeleri gerekiyor. Bunun için de özellikle şeker ve şekere dönüşümü daha kolay olan besinlerin beslenme programından çıkarılması ya da mümkün olan en az düzeye indirilmesi önerilir. Zaten şekerin cilt yaşlanmasına sebep olan en büyük düşman olduğu da bilinmektedir.

Kişinin kanındaki şeker miktarı arttıkça, cildin elastikiyeti azalırken, yaşlanma hızı artar. Bu konuda yapılan araştırmalara göre; diyabetli, yani şeker hastası olan kişiler, kan şekeri normal düzeyde olanlardan çok daha erken ve hızlı yaşlanıyorlar. Zira şeker, vücuttaki insülin miktarını artırmakta bu da yağların depolanma sürecini hızlandırmaktadır. Bu bakımdan uzun yıllar boyunca karbonhidratlı ve şekerli besinler tüketen kişilerde kolajen denilen ve derinin elastikiyetini ve de gerginliğini sağlayan maddeler olumsuz etkilenmektedir.

Cilt elastikiyetini kaybettiğinde de şeker moleküllerinin kolajene bağlandığı bölgelerde kırışıklar meydana gelir. Kişinin kan şekeri yükselince, vücut hücrelerinde ve dokularda hasara neden olan serbest radikallerin sayısı artar. Bir de ilerleyen yaşla birlikte de vücudumuzdaki serbest radikal miktarında artış yaşanır. Böyle olunca da hücre ve doku hasarına bağlı olarak kırışıklıklar ve cilt kusurları ortaya çıkar. Tüm bunlar hesaba katılarak sağlıklı beslenmenin yaşlanmaya karşı en güçlü silah olduğunu bilip, doğada bulunan birbirinden besleyici ve lezzetli besinleri beslenme programına dengeli ve yeterli şekilde katarak yaşlanmayı kader olmaktan çıkarabiliriz, kırışıklıklardan kurtulabiliriz.

 

Kırışıklık karşıtı besinler nelerdir?

su

  1. Su su bolca su!

Su içerek cildi içten, en sağlıklı şekilde beslemek mümkündür. Cilt yaşlanmasını önleyen en önemli ve en kolay edinilebilir besin maddesi sudur. Rutin olarak gün içinde 2.5 – 3 litre su içen kişiler cilt kırışıklıklarından doğal olarak kurtulabilirler. Düzenli olarak belli miktarda su içme alışkanlığı olan kişilerin ciltlerinin daha genç ve dinç göründüğü fark edilmektedir. Su içmekten pek hoşlanmayanlarsa bu alışkanlığı edinmek için bir sürahiyi su ile doldurup içine birkaç dilim limon, dilimlenmiş salatalık, nane yaprağı veya çubuk tarçın atarak suyu tatlandırabilirler. Bu şekilde su tüketimini daha keyifli hale gelebilir, vücutta detoks etkisi yaratılabilir.

Cilt sağlığı ve gençliği için su tüketiminden bahsetmişken; çay, kahve gibi besinlerin kesinlikle su olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizmekte fayda var. Özellikle de kahve cildi kurutmakta, cildin nemini yok etmektedir. Bu sebeple de kahve içildikten sonra mutlaka 2 bardak su içilmeli, cildin kaybettiği sıvı geri kazandırılmalıdır.

havuç

  1. Her gün 1 tane havuç

Sadece kış salatalarının içine rendelendiğinde değil, her gün havuç yemeyi alışkanlık haline getirerek cilt sağlığını korumak mümkündür. Kırışıklıklardan arınmış bir cilt için A vitamini bakımından zengin beslenmek gerekiyor. Havuç da A vitamini yönünden oldukça zengin olduğu için cildi besler, ciltte antioksidan etkisi yapar. Her gün düzenli olarak 1 tane havuç yiyerek cildin hem rengini düzenlemek hem de gençleşmesini sağlamak mümkündür.

portakal

  1. Kışın portakaldan vazgeçmeyin!

Cilt dostu vitaminlerden en önemliler içinde ilk sıralarda C vitamini yer almaktadır. Vücuttaki serbest radikal hasarını önlemek için antioksidanlar bakımından zengin beslenmek gerekiyorken, C vitaminin de antioksidan etkisi gözden kaçırılmamalıdır. İçerdiği bolca C vitamini ile portakal; cilt dokusunun gelişmesini sağlar, hücrelerin yenilenme hızını artırır, ciltteki yaşlanma etkilerini hafifletir, sigaranın verdiği zararlara ve kırışıklıklara karşı cildi korur. Bu bakımdan özellikle de sigara içenler sağlıklı bir cilde sahip olmak için bolca C vitamini almalılar. C vitamini denince de kışın akla ilk olarak gelen portakaldır. Bu bakımından kış aylarında her gün 1 tane portakal yemeyi alışkanlık haline getirmek gerekiyor. Bununla birlikte yine C vitamini yönünden zengin olan brokoli, brüksel lahanası, kivi, mandalina, yeşil yapraklı sebzeler de sık sık tüketilerek kırışıklıklar önlenebilir.

kırmızı biber

  1. Kırmızıbiber cilt dostudur!

Tüm cilt sorunlarının çaresi aslında semt pazarlarında, manavlarda mevcuttur. Kırmızıbiber de içerdiği bolca C vitamini ve B6 vitamini ve karoten ile ciltte kan dolaşımını artırır, cilde varan kan miktarını yükseltir ve kırışıklık oluşumunu önler. Kırmızıbiber yiyerek cilde parlaklık katmak, akne gibi cilt sorunlarını tamamen bitirmek mümkündür.

kereviz

  1. Artık kerevizi sevin!

Keskin kokusu ve sıra dışı tadı ile kerevizi sevenler çok severken, yemeyenlerse hiç hoşlanmazlar. Oysaki kerevizi tadından çok şifa kaynağı oluşu ile de haftada bir kez de olsa yemek gerekiyor. Zira kereviz stresle savaşırken, cilt güzelliğine de ciddi katkıda bulunur, ciltte akne oluşumunu engeller. Kerevizin içindeki potasyum, sodyum ve su cildi her daim nemli tutarak cilt kurumasını engeller ve kırışıklık oluşumuna da izin vermez.

  1. Her gün 1 yumurta şart!

“Yumurtasız kahvaltı olmaz” diyenlerdenseniz, cildinize çok faydalı bir alışkanlığa sahipsiniz demektir. Yumurta, cilt kırışıklıklarını önleyen kollajen ve elastini içeriğinde bolca barındırmaktadır. Bu iki önemli yapı taşını cilt zamanla kaybetmekte ve geri kazanmak için de ekstradan beslenme alışkanlıklarına özen göstermek gerekmektedir. Yumurtanın zengin içeriği sayesinde ciltte peeling etkisi sağlanmakta, içerdiği kök hücreler ile cilt daha hızlı yenilenmektedir. Bu sebeplerden dolayı herkes her gün mutlaka 1 tane mümkünse organik yumurta tüketerek cildi içten beslemelidir.

  1. Avokado yemeye başlayın!

Cilt bakımı ve sağlığı ile ilgili kozmetiklerin çoğunda avokadodan yararlanılıyor. Çünkü avokado çok kaliteli bir B ve E vitamini kaynağıdır. Hal böyleyken bir miktar avokado içeren cilt bakım ürünlerini kullanmak yerine cildi direkt olarak içten beslemek için haftada bir avokado yemek çok daha doğru olacaktır. Avokado cilde gereksinim duyduğu tüm nemi kazandırarak daha genç bir cilde kavuştururken, genel vücut sağlığına da ciddi oranda katkı sağlıyor.

  • Cilt dostu somon balığı

Kırışıklıklarla savaşmaktan bahsediliyorsa somon balığını unutmamak gerekiyor. Sağlıklı beslenme programlarında son yıllarda adından sıkça söz edilen somon balığı en iyi omega-3 kaynağı olduğundan herkese lazımdır. Çünkü Omega-3 yağları cildi nemlendirmenin yanı sıra UV ışınlarına karşı korur ve erken yaşlanmayı da önler.

  1. Domates her eve lazım!

Yaz, kış her mutfakta bulunan domates, kahvaltıların ve salataların vazgeçilmezidir. İçerdiği yüksek miktardaki C vitamini ile domates tüm vücut sağlığını olduğu gibi cilt sağlığını ve gençliğini de korumaya yardımcı olur. Domatesin sahip olduğu likopen ile güneşin zararlı UV ışınlarına karşın ciltte koruyucu bir kalkan görevi üstlendiği de bilinir.

  1. Ceviz olmazsa olmaz!

Sağlıklı beslenmekten bahsedildiğinde kuruyemişler elbette ki ilk sıralarda yer alıyor. Ama özellikle cilt sağlığı söz konusu olunca cevize özel bir başlık ayırmak gerekiyor. Zayıflamak, vücudu toksinlerden arındırmak, daha fit bir vücuda sahip olabilmek için uygulanan diyetlerde genellikle yağ tüketimi sınırlandırılmaya çalışılır. Çünkü yağ demek kilo emektir. Ancak ceviz gibi omega-3 yağları içeren besinler, tam bir sağlık deposudur. En yararlı yağlar kategorisinde yer alan omega-3 asitleri cildi beslerken diğer yandan da cildin esnekliğini korumasını sağlar. Cilde faydalı atıştırmalıklardan olan cevizi her gün ara öğünlerde tüketerek yaşlanmanın önüne geçilebilir.

  1. Yaz gelse de karpuz yesek!

Cildin likopen ihtiyacı çok fazladır ve likopen zengini besinlerden birisi domatesken bir diğeri de karpuzdur. Cilt sağlığında çok önemli ve güçlü bir etkiye sahip olan karpuz, en iyi antioksidan kaynakları arasında yer alırken, güneşin zararlı ışınlarından da cildi korumaktadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir