© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Bal: Yanık ve yara iyileşmesini destekler

Eski zamanlardan beri bal, hem bir gıda hem de bir ilaç olarak kullanılmıştır. Faydalı bitki bileşikleri bakımından çok yüksektir ve çeşitli sağlık yararları sunar.

 

Besin içeriği

Bal, bal arısı tarafından yapılan tatlı ve yoğun bir sıvıdır. Arılar, çoğunlukla şeker bakımından zengin çiçek nektarını toplar ve kovanın içine girdikten sonra nektarı tüketir, sindirir ve yeniden salgılar. Kokusu, rengi ve tadı, arının ziyaret ettiği çiçek türüne bağlıdır.

 

Besinsel olarak, 1 çorba kaşığı bal (21 gram), fruktoz, glukoz, maltoz ve sükroz da dahil olmak üzere 64 kalori ve 17 gram şeker içerir. Neredeyse hiç lif, yağ veya protein içermez. Ayrıca, çeşitli vitamin ve mineraller bakımından düşüktür, bu nedenle günlük gereksinimlerinizi karşılamak için çok yemeniz gerekir. Balı esas değerli yapan, biyoaktif bitki bileşikleri ve antioksidan içeriğidir. Daha koyu renkli çeşitleri, bu bileşikler bakımından daha yüksek olma eğilimindedir.

Antioksidanlar bakımından çok zengindir

Yüksek kaliteli bal birçok önemli antioksidan içerir. Bunlar organik asitler ve flavonoidler gibi fenolik bileşiklerdir. Bilim adamları, bala antioksidan gücünü bu bileşiklerin verdiğini düşünmektedir. Yapılan iki çalışma karabuğday balının kandaki antioksidan değerini artırdığını göstermiştir. Antioksidanlar kalp krizi, felç ve bazı kanser türlerinin riskini azaltmıştır. Ayrıca göz sağlığını da geliştirebilir.

 

Şeker hastaları için şekerden daha iyi bir tercihtir

Bal ve diyabet hakkındaki kanıtlar karışıktır. Bir yandan, tip 2 diyabetli kişilerde yaygın olan kalp hastalığı için çeşitli risk faktörlerini azaltabilir. Örneğin iyi (HDL) kolesterolü yükselterek kötü (LDL) kolesterolü, trigliseritleri ve enflamasyonu azaltabilir. Bununla birlikte, bazı çalışmalar, rafine şeker kadar belirgin olmasa da, kan şekeri düzeylerini de artırabildiğini göstermiştir.

 

Bal, diyabetli kişiler için rafine şekerden biraz daha iyi olsa da, yine de dikkatle tüketilmelidir. Aslında, diyabetli insanlar yüksek karbonhidrat içeren yiyeceklerin tüketimini en aza indirmelidir. Unutmayın ki, belirli bal türleri sentetik şurup ile karıştırılabilir. Çoğu ülkede balın şurupla karıştırılıp satılması yasadışı olsa da, yaygın bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.

 

İçindeki antioksidanlar kan basıncını düşürebilir

Kan basıncı kalp hastalığı için önemli bir risk faktörüdür ve bal kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. Bunun nedeni, düşük tansiyona bağlı antioksidan bileşikler içermesidir. Hem sıçanlarda hem de insanlarda yapılan çalışmalar, bal tüketimi ile kan basıncında mütevazi bir azalma gözlemlemiştir.

Ayrıca kolesterolü geliştirmeye yardımcı olur

Yüksek kötü (LDL) kolesterol düzeyleri, kalp hastalığı için güçlü bir risk faktörüdür. Kötü kolesterol, aterosklerozda önemli bir rol oynamaktadır. Ateroskleroz, atardamarlarda felç veya kalp krizine yol açabilecek yağ birikimidir.

 

Birçok çalışma balın kolesterol seviyenizi geliştirebileceğini göstermektedir. İyi (HDL) kolesterolü önemli ölçüde artırırken toplam ve kötü (LDL) kolesterolü azaltır. Örneğin, 55 hastada yapılan bir çalışmada bal ile sofra şekeri karşılaştırılmış ve balın; kötü kolesterolde % 5.8’lik bir azalmaya ve iyi kolesterolde % 3.3’lük bir artışa neden olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda % 1.3 oranında kilo kaybına yol açmıştır.

 

Trigliserit seviyesini düşürür

Yüksek trigliserit seviyesi, kalp hastalığı için başka bir risk faktörüdür. Ayrıca, tip 2 diyabetin ana sürücüsü olan insülin direnci ile de ilişkilidir. Trigliserit seviyeleri şeker ve rafine edilmiş karbonhidratlar bakımından yüksek bir diyetle artar.

 

İlginç bir şekilde, çok sayıda çalışma düzenli bal tüketimini, özellikle de şeker yerine kullanıldığında, düşük trigliserit seviyeleri ile ilişkilendirmiştir. Örneğin, bal ve şekeri karşılaştıran bir çalışma, bal grubunun trigliserit oranında % 11–19 oranında düşüş gözlemlemiştir.

 

Kalp sağlığı üzerindeki diğer faydalı etkilerle bağlantılıdır

Bal, zengin bir fenol kaynağıdır ve diğer antioksidan bileşikler ile doludur. Bunların birçoğu kalp hastalığı riskini azaltmıştır. Yani kalbinizdeki atardamarlara yardımcı olabilir ve kalbe kan akışını artırır. Ayrıca, kalp krizi ve felç oluşumuna yol açabilecek pıhtı oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.

 

Sıçanlarda yapılan bir çalışmada balın kalbi oksidatif strese karşı koruduğu gösterilmiştir. Bütün bunlara rağmen, bal ve kalp sağlığı üzerinde uzun süreli bir insan çalışması olmadığını söylemek gerekir. Bu sonuçları bir tuz tanesi gibi düşünebilirsiniz.

Yanık ve yara iyileşmesini destekler

Bölgesel uygulama ile bal tedavisi, eski Mısır’dan beri yaraları ve yanıkları iyileştirmek için kullanılmaktadır ve günümüzde de yaygındır. Bal ve yara bakımı ile ilgili 26 çalışmanın gözden geçirilmesi balın, kısmi kalınlıkta yanıkları ve ameliyat sonrası enfekte olmuş yaraları iyileştirmede çok etkili olduğunu göstermiştir.

 

Bal aynı zamanda, amputasyona yol açabilen ve ciddi komplikasyonları olan diyabetik ayak ülserleri için de etkili bir tedavidir. Bir çalışmada, bir yara tedavisi olarak bal kullanımında % 43.3 başarı oranı bildirilmiştir. Başka bir çalışmada bölgesel olarak uygulandığında bal, hastaların % 97’sinin diyabetik ülserlerini iyileştirmiştir.

 

Araştırmacılar, balın iyileştirici güçlerinin, antibakteriyel ve antienflamatuvar etkilerinden ve aynı zamanda yarayı çevreleyen dokuyu besleyebilmesinden kaynaklandığına inanmaktadır. Dahası, sedef hastalığı ve herpes lezyonları dahil olmak üzere diğer cilt hastalıklarının tedavisine de yardımcı olabilir. Manuka balı, yanık yaralarının tedavisinde özellikle etkili sayılır.

Çocuklarda öksürüğü bastırmaya yardımcı olabilir

Üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklar için öksürük yaygın bir sorundur. Bu enfeksiyonlar hem çocuklar hem de ebeveynler için uyku ve yaşam kalitesini etkileyebilir. Bununla birlikte, öksürük için kullanılan temel ilaçlar her zaman etkili değildir ve yan etkileri olabilir. Yani bal daha iyi bir seçim olabilir ve kanıtlar da balın çok etkili olduğunu gösterir.

 

Bir çalışma balın, yaygın olarak kullanılan iki öksürük ilacından daha iyi çalıştığını bulmuştur. Bir başka çalışmada öksürük semptomlarını azalttığı ve uyku kalitesini öksürük ilaçlarından daha fazla artırdığı saptanmıştır. Yine de, botulizm riski nedeniyle 1 yaşın altındaki çocuklara asla bal verilmemelidir.

 

Lezzetlidir ama kaloriler ve şeker bakımından yine de yüksektir

Bal şekere karşı lezzetli ve sağlıklı bir alternatiftir. Yüksek kaliteli bir marka seçtiğinizden emin olun, çünkü bazı düşük kaliteli ballara şurup karıştırılabilir. Balın, kalori ve şeker bakımından yüksek olduğu için sadece ılımlı olarak tüketilmesi gerektiğini unutmayın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir